27 Eylül 2013 Cuma

Küçükken izlediğimiz o amerikan filmlerinde ki şımarık küçük piçleri ”ayıcığı ted’e sarılmadan asla uyuyamaz” ”battaniyesi olmadan hiç bir yere gitmez ” ”kaykayı jo’yu almadan şurdan şuraya gitmez” diye tanımlaya tanımlaya benim piskolojimi bozmuşlardı

Bi ayım olsun ve ona sarılmadan uyuyamayan bi öküz oluyum,yaz günü bile sokaklarda battaniyeyle dolaşacak kadar akli dengesi bozulmuş bi velet oluyum istiyodum.. neyse ki pazarda gördüğüm oyuncak köpeğe ”baba bunu alalım mı ”dediğimde boş ver onu ben sana mandalina alıyım diyecek kadar realist bi babam vardı

özete gelecek olursakta çok yalnızım amına koyum ya
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder